HAFTA SONU HANGİ SERGİYE GİTSEK?

HİÇ SENİN OLMAMIŞ YERLER, ARK KÜLTÜR

Sinan Logie, Fluid Structures (Phase 12), 2017, Tuval üzerine yağlı boya, 135x265 cm

”Hiç Senin Olmamış Yerler, anlamını dayatan otoriter bir gücü değil sanatçıların hissettikleri belirsizliği yansıttığı bir atmosfer tasavvuru olarak karşımıza çıkıyor. Söz konusu olan meselemiz ise duyularla düşünme, mekansal metaforlar ve varoluşsal bir arayış. Erman Özbaşaran tuvallerinde temsil ile soyut arasında dururken kente dair sezgisel bakışı izleyici ile eser arasındaki bağı kuvvetlendiriyor. Ahmet Çerkez’in çalışmaları ise bireyin kent için- deki ruh hali üzerinde şekilleniyor. Şehri bir flâneur gibi yeniden keşfeden Sinan Logie, zihin, beden ve mekan yolcuğu yaparak kente farklı açılardan bakıyor. Konstrüktivist izler taşıyan eserler, kentlinin doğayla ve iktidarla arasında geçen gerilimi izleyiciye hissettiriyor ve Ülkenciler’in mücadeleci tavrıyla bütünleşiyor. Begüm Yamanlar’ın doğaya uzak kalmaktan ve ona özlem duymaktan beslenerek yarattığı eseri sergiyle bir bütünlük oluşturuyor. Kente dair olan sosyal eşitsizlik, göç, insan hakları ve tüketim konularını inceleyen Duygu Nazlı Akova, imgeleri metaforize ederek melez biçimler üretiyor. Alp Sime bilinçaltının gücünden esintiler taşıyan kareleri kara mizah ile birleşirken insan doğasına ait olan ilkelliği işaret ediyor.”

Görsel: Sinan Logie, Fluid Structures (Phase 12), 2017

TAKAYOSHİ SAKABE, SONGE (DÜŞ), CEP GALLERY

takayoshisakabe3

”Takayoshi SAKABE ‘in Türkiye’de gerçekleşen ilk kişisel sergisi olan “SONGE”  ( düş ), Japon sanatçının işlerinden kapsamlı bir seçki sunuyor.Sergi 20 Nisan – 15 Mayıs Tarihleri arasında Cep Gallery | Contemporary Exhibition Platformda görülebilecek.”

 

BURÇAK BİNGÖL, MİTOS VE ÜTOPYA, ZİLBERMAN GALLERY

IMG_3784

”Bingöl’ün, Araba Sevdası sergisine adını veren romanla başlayan tarihsel ilgi ve araştırmaları, Mitos ve Ütopya’ya genel karakterini veriyor. Yerel kültür ve bu coğrafyanın barındırdığı yaratıcı potansiyelin izinde kent ve tarihle alternatif ilişkilenme biçimleri deniyor. Mitos ve Ütopya, geçmiş ve gelenek etrafında var olan ilişkileri parçalarına ayırarak çözeltiyor; süsleme sanatlarından bir manzarayı, nesnelerin ve zamanın birbirinin içinden geçtiği deneysel bir yapıyla yeniden kuruyor. Zaman kendini tekrar ederken imge ve nesne birbirine ve birbirinden dönüşüyor. Topkapı Sarayı’ndan bir çini pano parçalarına ayrılarak kendini galerinin duvarlarında yeniden var ediyor. Geleneksel seramik kap formları parçalarına ayrılırken, yeni formlar ve formsuzluk denemeleriyle malzeme en ince katmanlarına ayrılıyor. Mitos ve Ütopya bir mirasın izini sürüyor. Kalıntıların peşine düşerek kendine dönük bir buluşmanın yollarını arıyor. Yeni bütünler oluşturmak için biçim ve imgelere yakından bakıyor, parçalarına ayırıyor ve kendini farklı biçimlerde tekrarlıyor.”

ALİ KAZMA, ÇAY SAATİ, GALERİ NEV

tea time 05

”Son dönem işlerinde, ağırlıklı olarak mekana odaklanan Ali Kazma, Çay Saati’nde zamanın mekana yayılışını, ritimler aracılığıyla görünür kılıyor. Sanatçı çekimlerinin çoğunu, üç yüz bini çay bardağı olmak üzere, günde toplam bir milyon ürünün üretildiği Paşabahçe Cam Fabrikasında gerçekleştirdi. Sanatçı, videolarında öne çıkmaya başlayan soyutlamaları, “düşünceyi açmak üzere yeni formlar öneren paralel bir araç” olarak görüyor. Kendisi ve izleyiciler için, zaman ve dünya üzerine düşünebileceğimiz yeni alanlar açabilmeyi umuyor.”

GÜNÜMÜZ SANATÇILARI ÖDÜLLÜ SERGİSİ, AKBANK SANAT

MelihGomec

”Günümüz Sanatçıları Sergisi ikili bir işlev taşıyor. Bugüne kadar Türkiye’nin sanat dünyasında söz sahibi olmuş, hatta dünyaya açılma olanağını bulmuş neredeyse tüm sanatçıların katıldığı bu sergiler, bir yandan çağdaş sanatın geldiği noktayı vurguluyor ve onun öncü işaretlerini veriyor. Diğer yandan da kendini ifade etme olanağını henüz kazanamamış gençlere kendilerini duyurmak, tanıtmak olanağını sunuyor. 2017 sergisi de her iki düzeydeki işlevi sürdürecek.”

”Nietzsche güzellik konusunu değerlendirirken bir tanım getiriyor ve ‘güzelliğin yavaş oku’ diyordu. Aniden insanı vuran değil, onu yavaş yavaş saran bir güzelliğin daha üstün olduğunu düşünüyordu. Güzellik insana işlemeliydi. (…) İnsan kendisini güzelliğin içinden var eden bir yaratıktır. Ve güzel için direnmek bir erdemdir. Güzeli hızın içinde yaşamalıyız, eğer hız aşılamayan ufuk hattıysa. Bu sergi bu saptamanın nasıl doğurulacağını yöntemleştiriyor.” Hasan Bülent Kahraman


Görsel: Melih Gömeç, VHS Kaset-70 Adet, İzmir (Akbank Sanat’ın web sitesinden alınmıştır.

Kapak Görseli: Duygu Nazlı Akova, gyes (2016), 03’11’’, Full HD Video (Hiç Senin Olmamış Yerler- Ark Kültür)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s