ÇİZGİLERİN YARATIMI BİR FELSEFE

İnsanın dünyaya geliş nedeninin bir misyonu gerçekleştirmek olduğu düşüncesindeyim. Bu misyonlar insan hayatına şekil verir. Misyonların her birinin altında farklı düşünüş biçimleri, ya da daha öz bir dille felsefeler, yatar. Düşünüş biçimlerini ise sözcükler şekillendirir. Düşünüş biçimlerimizle ortaya çıkan misyonumuzun sanatçı olmak olduğunu hayal edelim şimdi de. Çizgiler bize çok şey ifade eder. Eskiz defterimizde yeni bir sayfa açtığımızda hayal gücümüz bizi en uç noktaya götürebilir tıpkı bir okyanusta oluşan dalgalar gibi. Bu dalgaları kağıda aktarmamızın yoluysa çizgilerdir. Bir de şöyle düşünelim: Ne kadar çok sayıda araştırma çizgisi çizersek, doğru çizgiyi bulmaya o kadar çok yaklaşırız. Sayılar bu bakımdan eserimizde önemli bir yere sahiptir.

Bu minik kurguyu bağlamak istediğim nokta ise İstanbul sanat piyasasının Avrupa Kıtası’ndaki merkezi olan Taksim’deki ARTER’de açılan Bilge Friedlaender’in ‘Sözcükler, Sayılar, Çizgiler’ isimli, sanatçının 1970’den 1980’lerin ortasına kadar uzanan çalışmalarının Türkiye’de ilk kez sanat izleyicisiyle buluştuğu sergisi. Bu sergi ismini Bilge Friedlaender’in New York’taki bir sergisi için oluşturduğu sanatçı kitabından alıyor. Bu kitap; sanatçının çalışmalarını ve bu çalışmaların altında yatan düşünüş biçimlerini açıkça yansıtıyor. 2000 yılında yaşamını yitiren sanatçının sergisinin küratörlüğünü Işın Önol ve kızı Mira Friedlaender üstleniyor. Küratörlerin belirttiğine göre Bilge Friedlaender’nin arşivlerinde uzun araştırmalar yapılmış. Dönem dönem yaptığı, paketlenip rafa kaldırdığı işler taranmış ve sanat üretiminin dönüm noktası denilebilecek işler seçilerek, bu işlerin sergilenmesi kararına varılmış.

Bilge Friedlaender lisansını Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde tamamlayan sanatçı, yüksek lisansı için New York’a gittiği zamanlarda çoğunlukla resim ve gravür alanında çalışmış. 1990’lı yıllarda Türkiye’ye dönen sanatçı Kalmık Müzesi’ndeki ‘Altın Kural’ çalışmasına eş zamanlı olarak Galeri Nev’de ‘Hatırlamayı Hatırla’ adı altında çalışması sergilenmiş. Sanatçının daha çok geçmişini yansıtan bu çalışmalarda sanatçının insanlık boyunca var olan efsaneler üzerinde çalıştığı görülmektedir. ‘Hatırlamayı Hatırla’ sanatçının aile hayatına ve Türkiye’ nin kültürel ve toplumsal evriminde aile hayatının nerede olduğuna dair mekana özgü bir çalışmadır. Yine mekana özgü ‘Altın Kural’ isimli çalışmasında sanatçı bu çalışmanın kendisi üzerine olduğuna; sanatının altın ölçütlerine ve kendi hayatının estetik görünümüne bir yolculuk olduğunu belirtmiş. Ayrıca 2011 yılında İstanbul Modern’de gerçekleştirilen Hayal ve Hakikat isimli karma sergide sanatçının 3 adet çalışması yer aldı. Sonrasında ise Arter’de açılan sergisi yer alıyor.

Arter’deki sergide dikkatimi çeken nokta, sanatçının tuval üzerinde çalışmaması. Genellikle elle yapılan kağıtlar sanat üretiminin temelini oluşturuyor. Bu nedenle çalışmaları cam vitrinlerde ve çerçevelenmiş şekilde karşımıza çıkıyor. Çalışmalarında yer çekimine meydan okuyan sanatçı, pek çok çalışmasında tel bulunuyor. 1970’li yıllarda yapılan eserlerinin temelinde ‘Sözcükler/Sayılar/Çizgiler’isimli sanatçı kitabında bulunan eskizler yer alıyor. Bu eskizlerde tel, ip, kolaj, serigrafi ve folyo kapak kullanılarak yapılmış. 11 tane el yapımı kağıdın üzerine çizilmiş desenlerin aynı duvarda yan yana bulunması, bütünlüğü kavramamıza yardımcı oluyor. En güzeli de kağıtlara ufak yırtıklar açarak çalışıyor. Yırtık kağıtların üzerine kurşun kalem ve pastel boyalarla çalışıyor. Yırtık kağıda ek olarak bir kaç işinde pirinç kağıdı kullanmış. ‘Sözcükler/ Sayılar/ Çizgiler’ adlı sanatçı kitabına ek olarak ‘Sinan’a Saygı’ (Burada Mimar Sinan’dan bahsediliyor) isimli Bilge Friedlaender ‘in sanatçı kitabı ve üç parçalı ‘Nazım Hikmet’e Saygı’ isimli sanatçı kitabı var. Nazım Hikmet’in ‘Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim…’dizeleri aslında New York’ta yaşarken sanatçının Türkiye’ye olan özlemini yansıtıyor.

Yine küratörlerin belirttiği üzere sanatçı 1978’deki bir deneyiminden etkilenerek ‘Nehir, Ev, Kitap’ isimli bir çalışma ortaya koymuş. Bu çalışmada el yapımı kağıt, bambu, sedir kutular, kum ve nehir taşları yer alıyor. Kullandığı malzemelerden de görüldüğü üzere sanatçının amacı doğayla sanatını buluşturmak. Sergi içerisinde bulunan çalışmalardan beni en çok etkileyen çalışması buydu. Bu çalışma bir yerleştirme şeklinde. Kağıtlar sedir kutuların üzerine bükülü şekilde dizilip tam ortalarına bambu sopalar yerleştirilmiş. Bu bambu sopaları kaldırırsanız sanatçının kitabı oluşuyor.

img_1563

Sergide sanatçı kitabının izleyiciye sunulması beni çok etkiledi. İnsanlararası ilişkilerde karmaşa bizi mutsuzluğa sürükler. Sergide yer alan kitapların sanatçı- izleyici karmaşasını ortadan kaldırdığı düşüncesindeyim. Bu durum aynı zamanda samimi bir ortam yaratıyor. Sanatçının kitabında bulunan yazılar kendisiyle bir söyleşi içerisinde olduğunu gösteriyor, bu da bize sanatçıyla sanki tüm yaşamı boyunca arkadaşlık etmişiz hissini uyandırıyor bende. Yine sanatçı kitapları sayesinde sanatçının ilerleyişi de gözler önüne seriliyor. Sergide bulunduğum 1 saat boyunca sanatçının 1970’ler sonrası sanatının ilerleyişini kendisinden dinlemiş gibiydim.. Çünkü güncelerini, mektuplarını ve kendisiyle ilgili olan yazılı tüm belgeleri görme şansına sahip oldum. Yapılan yerleştirmeler ve video enstalasyonları beni kendisine daha çok çekti. Benim kanım bu durumun sergiyi farklılaştırdığı yönünde. Genel bir çerçevede konuştuğumuzda zaten bir yaratımı diğer yaratımlardan ayıran şey unique olması değil midir? İşte bu sergide de unique olma durumu vardı.

En baştaki hikayeye dönersek bana göre Bilge Friedlaender’in misyonu sanat üretmek ve bu sanatı üretirken de doğadan yararlanmak. Misyonunun altındaki düşünüş biçimi algıda farklılık yaratmak. Bu düşünüş biçimini anlatan sözcükler ‘çizgi’, ‘kare’, ‘mutasyon’, ‘yer çekiminin reddi’, ‘mekansız mekan’ olarak görülebilir.

Yeni bir sanatçıyla yüzleştiğim ve hiç görülmemiş çalışmalarla karşılaştığım bu sergi, ARTER’de 15 Ocak 2017’ye kadar görülebilir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s